loader image
J'apprends le français
Fransa'da Oku - Menu

Parcoursup’te Yüksek Talep Gören Bölümler Her Zaman Seçici Değil !

Parcoursup’te Yüksek Talep Gören Bölümler Her Zaman Seçici Değil !

Parcoursup’te bazı bölümlerin düşük sayıda kontenjanları olmasına rağmen binlerce başvuru alması sık görülen bir durum. Bu rakamlar ilk bakışta göz korkutsa da, her zaman gerçeği tam olarak yansıtmıyor.

Gerek Parcoursup’teki program tanıtım sayfalarında gerekse 19 Ocak’ta yayımlanan açık verilerde bazı bölümlerin başvuru sayıları adeta dudak uçuklatıyor. 2025’te Université Paris 1 Panthéon-Sorbonne ve Université Paris-Panthéon-Assas hukuk lisanslarına 19 binden fazla aday başvururken, Institut National des Sciences Appliquées de Lyon’un entegre hazırlık programı yaklaşık 17 bin, IUT de Sceaux bünyesindeki BUT programı 14 bin 500, Paris’teki IFSI Pitié-Salpêtrière ise 13 bine yakın başvuru aldı.

Bu tabloya bakınca ‘hiç şansım yok’ diye düşünebilir öğrenciler. Ancak bu rakamları temkinli değerlendirmek gerekiyor. Zira bir programın çok talep görmesi, mutlaka aşırı seçici olacağı anlamına gelmiyor.

Bir Programın Ne Kadar Talep Gördüğünü Nasıl Anlamalı?

Parcoursup’te bazı programlar çok sayıda tercih topluyor. 2025’te toplam yaklaşık 1,5 milyon tercih yapılırken, en fazla talep gören alan hemşirelik eğitimi veren IFSI’ler oldu (30 bini aşkın kontenjan). Onları PASS* programları (26 bin 600 kontenjan için 1,1 milyon başvuru) ve lise sonrası mühendislik programları (24 bin kontenjan için 936 bin başvuru) izledi.

Bu kadar yüksek başvuru sayıları, söz konusu programlarda bir yer edinmenin oldukça zor olduğu izlenimini yaratıyor. Nitekim PASS lisansında tek bir kontenjan için ortalama 87 aday yarışıyor. IFSI’lerde ise bir yer için yaklaşık 57 aday başvuruyor.

[Yeniden tercih yapan adaylar hesaba katılmadığında ise lise son sınıf öğrencilerinin en çok tercih ettiği program PASS oluyor. 840 bin tercihle ilk sırada yer alan PASS’ı, 740 bin tercihle mühendislik programları ve 720 bin tercihle IFSI’ler takip ediyor].

*PASS: Tıp, diş hekimliği, eczacılık gibi sağlık mesleklerine erişim sağlayan lisans programı.

Bir Kontenjana Kaç Aday Düşüyor?

Parcoursup verileri, her programda bir yer için yapılan başvuru sayısını ortaya koyuyor.

Kaynak: Parcoursup 2025 verileri / MESRI
Okuma notu: 2025’te PASS programlarında, sunulan her bir kontenjan için ortalama 87 aday başvurdu. (PASS programlarının tamamı için kontenjan başına düşen aday sayısının ortalaması.)

Cazip Programlar Her Zaman En Seçici Programlar Değildir

“Ailelerin gözünde bu rakamların devasa görünmesini anlıyorum” diyor Armel Cretual, Université Rennes 2’de STAPS bölümünün yöneticisi. “Gerçekten çok yüksek duruyor ama şunu unutmamak lazım: aynı aday birden fazla tercih yapabiliyor.”

UPS Başkanı (Fen Bilimleri Hazırlık Sınıfları Öğretmenleri Birliği),Laurent Pater, ise “Aslında ‘başvuru sayısı’ demektense ‘kontenjan başına düşen aday sayısı’na bakmak daha doğru. Çünkü ikisi aynı şey değil,” diyerek sayıların farklı yorumlanması gerektiğini vurguluyor.

“2025’te adaylar ortalama 14 tercih ve alt tercih yaptı. Bu da şu anlama geliyor: Bir program çok talep görüyor gibi dursa da, bu mutlaka çok seçici olacağı anlamına gelmiyor. Örneğin STAPS’ta kontenjan başına 15 başvuru görünüyor. Ancak her aday STAPS içinde üç farklı tercih yaptıysa, gerçekte bir yer için yaklaşık beş aday kalıyor,” diyerek tabloyu daha temkinli okumak gerektiğini vurguluyor Armel Cretual.

Parcoursup’te Programlara Olan İlgi

Parcoursup’te bazı programlar, sundukları kontenjan sayısına kıyasla çok fazla başvuru aldıkları için oldukça yoğun ilgi görüyor.

Tabloda bir fakültenin benzer bölümlerine yapılan en az ve en çok başvuru sayısı gösterilmektedir.

Kaynaklar: Parcoursup 2025 verileri / MESRI

Giderek büyüyen etki

Kabul edilme şansını artırmak için tercih sayısını olabildiğince çoğaltmak yaygın bir strateji. Parcoursup’te de sıkça öneriliyor. Ancak bu yöntem, seçici olmayan programlar — yani lisans bölümleri — için bazı olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.

Çünkü bu programlar önceliği kendi akademik bölgelerindeki adaylara veriyor. Dolayısıyla başka bölgelerdeki lisanslara çok sayıda tercih yapmak, sanıldığı gibi şansı her zaman artırmıyor. Hatta Armel Cretual’a göre bu durum ‘gerilimi yapay biçimde şişiriyor’.

“Ortaya bir kartopu etkisi çıkıyor: Bir program ne kadar talep görür gibi durursa, o kadar çok aday başvuruyor; başvuru arttıkça bölüm daha da rekabetçi görünmeye başlıyor. Sonunda ilgi, bizzat seçiciliği yaratıyor. ‘Kendi kendini besleyen bir mekanizma bu; programın cazibesi, seçiciliği doğuruyor’ diyor.”

Bu durumu her yıl bizzat gözlemlediğini belirten Université Rennes 2’deki STAPS biriminin başkanı şöyle devam ediyor:

“400 kontenjan için 5 bin başvuru alıyoruz. Bunların yarısı bölge dışından geliyor ve biz 1.700’üncü adaya kadar çağrı yapıyoruz.”

İlk bakışta oldukça sert bir eleme varmış gibi görünüyor. Oysa bölge dışı başvurular çıkarıldığında tablo değişiyor: “Aslında 2.500 adaydan 1.700’üne kadar ilerliyoruz; bu da düşünüldüğü kadar seçici olmadığımızı gösteriyor.

Seçici Programlarda Tercih Sayısını Artırmak

Buna karşılık, ulusal düzeyde öğrenci alan seçici programlarda tercih sayısını artırmak hâlâ öneriliyor.

Örneğin bilimsel hazırlık sınıflarında (prépa scientifique) ilgi, okuldan okula değişiklik gösteriyor.

“Evet, bazı sınıflar tamamen dolu oluyor ama özellikle büyük şehirlerin dışında, yerel hazırlık sınıflarında her zaman boş kontenjan kalabiliyor,” diyor Laurent Pater.

Üstelik daha az talep gören bu programlar, öğrencilerin gelişmesini ya da potansiyellerini ortaya koymasını engellemiyor. Aksine, birçok öğrenci için güçlü bir fırsat sunuyor.

“Ben hep şunu söylüyorum: Herkes için uygun bir hazırlık sınıfı mutlaka vardır. O yüzden tavsiyem, tercihlerinizi daraltmayın ve kendinizi baştan elemekten kaçının,” diye ekliyor.

Rakamların Ötesine Bakmak

Özetle, Parcoursup’te herkese açık paylaşılan verileri değerlendirirken rakamlara mesafeli yaklaşmak gerekiyor. Sayılara bakmak elbette doğal, zaten artık veri her yerde, ancak bir program seçerken tek ölçüt bu olmamalı.

Laurent Pater’in de vurguladığı gibi, mesele sadece sıralamalar ve istatistikler değil: “Asıl sorulması gereken soru şu: Bu programda gerçekten mutlu olacak mıyım, kendimi geliştirebilecek miyim?

Açıklanan veriler arasında adayları rahatlatabilecek göstergeler de var.

Örneğin Parcoursup’te adaylar ortalama 14 tercih yapıyor ve her biri yaklaşık altı kabul teklifi alıyor. Elbette herkes en seçici programlara yerleşemeyebilir. Ancak genel tablo sanıldığı kadar karamsar değil: 2025’te lise mezunlarının %92’si Parcoursup üzerinden en az bir olumlu yanıt aldı. Bu da, doğru tercihler yapıldığında pek çok aday için mutlaka bir kapının aralandığını gösteriyor.

Diğer Paylaşımlar

agrofood
ppscp
engineering-1024x682
robotik

YARDIMA MI İHTİYACINIZ VAR?

DOĞRU TERCİHİ YAPMANIZA YARDIM EDELİM!

DANIŞMANLIK ALIN!