1 ve 2 Temmuz 2026 tarihlerinde Sofya’da düzenlenen Avrupa Çekiciliği Semineri vesilesiyle Campus France, “Avrupa’da öğrenci hareketliliğinin başlıca eğilimleri” başlıklı raporunun yeni bir edisyonunu yayımladı. Bu yayın, Avrupa eğitim alanı içerisindeki yükseköğretimin, uluslararası öğrenci hareketliliğinin ve iş birliği faaliyetlerinin mevcut durumunu ortaya koyuyor.
Avrupa, öğrenci hareketliliğinde dünyanın 1 numaralı destinasyonu
Avrupa, kıtada yaklaşık 3 milyon hareketli öğrenci ile öğrenci hareketliliğinde dünyanın 1. öğrenci kabul eden bölgesi konumunda.
Avrupa kıtasının çekiciliği dünya ölçeğinde kendisini gösteriyor: Asya-Okyanusya, Avrupa’daki öğrenci hareketliliğinin %28’ini oluşturuyor. Bu oran, kıta içerisinde hareketlilik gerçekleştiren Avrupalı öğrencilerin oranıyla aynı (%28) ve Asya-Okyanusya’dan gelen öğrencilerin sayısı, Avrupa içerisinde hareket eden Avrupalı öğrencilerden yalnızca biraz daha fazla.
Kuzey Afrika-Orta Doğu bölgesi ise Avrupa’daki öğrenci hareketliliğinin %14’ünü oluşturuyor.
Yaklaşık 1 milyon hareketli Avrupalı öğrenci ile Avrupa, Asya-Okyanusya’nın ardından hareketli öğrencilerin geldiği 2. bölge konumunda.
Avrupalı öğrencilerin öğrenci hareketliliği öncelikle bölgesel nitelikte: Avrupa’da hareketlilik gerçekleştiren Avrupalı öğrencilerin %83’ü kıta içerisinde kalıyor. Bu durum, coğrafi, dilsel ve kültürel yakınlıkların merkezi rolünü doğruluyor.
Karşılıklılık ve Erasmus+ desteğine dayanan dinamikler
Avrupa içerisinde öğrenci hareketliliği dinamikleri karşılıklılık mantığına dayanıyor.
Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya gibi başlıca öğrenci gönderen ülkeler, aynı zamanda öğrencilerin en fazla tercih ettiği başlıca destinasyonlar arasında yer alıyor.
Avrupa’daki öğrenci hareketliliği büyük ölçüde diploma almaya yönelik olsa da, özellikle Erasmus+ olmak üzere diploma ile sonuçlanmayan değişim programlarına da dayanıyor.
Erasmus+ programının dinamizmi güçlü bir şekilde devam ediyor. 2024 yılında yükseköğretim alanında yaklaşık 528.000 Erasmus+ hareketliliği gerçekleştirildi. Bu rakam, bir yıl içerisinde %16’lık bir artış anlamına geliyor.
Aynı zamanda Avrupa Üniversiteleri gibi girişimler, diploma almaya yönelik eğitim süreçlerinin zaman içerisinde daha yapılandırılmış hâle gelmesine katkıda bulunuyor.
Geleceğin eğitim alanlarında artan rekabet
Avrupa ülkeleri arasındaki rekabet, özellikle öncelikli kabul edilen eğitim alanlarında, giderek yoğunlaşıyor. Bunların başında STİM alanları geliyor:
- Bilim
- Teknoloji
- Mühendislik
- Matematik
Ülkelerin öğrenci çekme stratejileri, hedeflenen eğitim seviyelerine ve öncelik verilen coğrafi bölgelere göre farklı konumlandırmalara sahip.
Bununla birlikte ülkelerin çoğunda özellikle yüksek lisans ve doktora seviyesindeki eğitimlere ağırlık veriliyor.
Avrupa Birliği, araştırmacıları Avrupa’ya çekmek amacıyla ortak araçlar ve finansman mekanizmaları geliştiriyor. Böylece bilimsel iş birliğinin güçlendirilmesi de teşvik ediliyor.
Buna paralel olarak birçok Avrupa ülkesi, uluslararası öğrencileri ve araştırmacıları çekmek amacıyla iddialı ulusal programlar hayata geçiriyor.
Fransa: Önemli bir aktör, Avrupa’daki çekiciliği devam ediyor
Fransa merkezi bir aktör olmayı sürdürüyor.
Fransa:
- Erasmus+ öğrencilerinin en fazla çıktığı 1. ülke
- Erasmus+ öğrencileri için 4. destinasyon
konumunda.
Fransa, tüm menşe ülkeler birlikte değerlendirildiğinde, Avrupa bölgesinde diploma almaya yönelik öğrenci hareketliliğini en fazla ağırlayan 4. ülke konumunda bulunuyor.
Fransa’nın önünde:
- Birleşik Krallık
- Almanya
- Türkiye
yer alıyor.
Fransa, 2023 yılında 276.000 hareketli öğrenciyi ağırladı.
Buna karşılık Fransa, Avrupalı öğrenciler açısından 7. en fazla tercih edilen ülke konumunda bulunuyor.
Fransa, 42.000 Avrupalı öğrenciyi ağırlayarak Hollanda, Avusturya veya İsviçre gibi ülkelerin gerisinde kalıyor.
Bu durum, Fransa’nın Avrupa içerisindeki çekiciliğinin daha sınırlı olduğunu gösteriyor. Nitekim Fransa’daki diploma almaya yönelik öğrenci hareketliliğinin yalnızca %15’i Avrupa ülkelerinden geliyor.