Lille Üniversitesi ve Grenoble-Alpes Üniversitesi, hükümetin 2026-2027 akademik yılı için yabancı öğrencilerden artırılmış öğrenim ücreti alınmasını öngören kararnameyi uygulamayacaklarını açıkladı. Üniversiteler, hazırlık yapmak için yeterli zamana sahip olmadıklarını belirtti. Birçok yükseköğretim kurumu ise konuya ilişkin daha kapsamlı bir değerlendirme yapılmamış olmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor.
19 Mayıs’ta, sınav döneminin tam ortasında ve üniversitelerin finansmanına ilişkin Assises toplantıları devam ederken yayımlanan kararname, çok sayıda yükseköğretim kurumunu hazırlıksız yakaladı. Metne göre, şimdiye kadar yalnızca az sayıda üniversitenin uyguladığı farklılaştırılmış öğrenim ücretlerine, yabancı öğrencilerin %70’i yeni akademik yıldan itibaren üniversiteye kayıt sırasında tabi tutulabilecek ve bu öğrencilerin lisans için 2.895 avro, yüksek lisans için ise 3.941 avro ödemeleri gerekecek. Bu oranın 2027’de kademeli olarak %75’e, ertesi yıl ise %80’e yükselmesi öngörülüyor.
Bu durum, konuyla ilgili birçok aktörü rahatsız ediyor. Özellikle konuya ilişkin daha geniş kapsamlı bir değerlendirme yapılmamış olmasından duyulan rahatsızlık dile getiriliyor. Montpellier Paul-Valéry Üniversitesi Başkanı Anne Fraïsse, “Bu bizi çok zor bir durumda bırakıyor” diyerek, şimdiden işleme alınması gereken muafiyet taleplerinin sayısının artmasından endişe duyduğunu belirtiyor.
İdeolojik karşı çıkış
Dean Lewis, yabancı öğrenciler için öğrenim ücretlerinin artırılmasının “para üzerinden bir tür seçme sistemi oluşturabileceğini ve üniversitelerin derinden bağlı olduğu açıklık, bilginin evrenselliği ve hümanizm değerlerine aykırı olabileceğini” ifade ediyor.
Le Mans Üniversitesi de benzer bir görüşte. Üniversitenin yönetimi kararnameye resmen karşı çıkarak, bunun Fransa’ya özgü “açıklık ve öğrenci kabul etme geleneğine” ve yükseköğretimin, “öğrencilerin coğrafi kökenlerinden bağımsız olarak bilgiye geniş erişimini garanti etmeyi amaçlayan” misyonlarına aykırı olduğunu belirtiyor.
Benzer şekilde, 21 Temmuz’da Seine-Saint-Denis departmanı da hükümetin kararına güçlü bir şekilde karşı çıkarak kararnameyi Danıştay önünde dava etti. Departman Başkanı Stéphane Troussel, kararname hakkında “Uluslararası açılımı bir güç haline getirmiş olan Seine-Saint-Denis’i doğrudan ve ağır bir şekilde etkiliyor” ifadelerini kullanarak, kendi bölgesindeki Paris 8 Üniversitesi öğrencilerinin dörtte birinden fazlasının yabancı olduğunu hatırlattı.
Paris 8 Üniversitesi Başkanı Arnaud Laimé de aynı görüşü paylaşıyor. Kendisi haziran ayının sonunda EducPros’un sorularını yanıtlarken, bu kararnamenin “yüzlerce öğrenciyi içine sürükleyeceği çaresizlikten” endişe duyduğunu belirtti. Bu öğrencilerin daha önce bir eğitim yolculuğu oluşturduklarını ve şimdi farklı bir durumla karşı karşıya kalmak zorunda kalacaklarını ifade etti.
Montpellier Paul-Valéry Üniversitesi Başkanı Anne Fraïsse ise bunun “herkesi kabul etmek” anlamına gelmediğini, ancak yabancı öğrencilerin “bir yük” ya da “bir tür kaçak göçmenlik” olarak görülmesine artık son verilmesi gerektiğini düşünüyor.
Üniversite başkanı, herkese farklılaştırılmış öğrenim ücretleri uygulamak yerine, devlet tarafından finanse edilen ve öğrencilerin üniversitedeki başarılarına göre verilecek bir burs sisteminin tercih edilmesini savunuyor.
Öğrencilerin dışlanması endişesi
Üstelik birçok üniversite rektörü, bu uygulamanın sonucunda Fransa’nın uluslararası öğrenci çekiciliğinde beklenen artışın gerçekleşeceğine inanmıyor.
Bordeaux Üniversitesi Başkanı Dean Lewis, mayıs ayının sonunda, “Öğrenim ücretlerinin artırılmasının tek başına Fransız üniversitelerinin çekiciliğini nasıl güçlendireceğini anlamak zor” ifadelerini kullanmıştı.
Haziran ayının başında EducPros’a konuşan Lille Üniversitesi Başkanı Régis Bordet ise bu konuda daha da şüpheciydi. Çünkü ona göre, “çok sayıda üniversitenin” karşı karşıya olduğu “yıpranmış ve kötü durumdaki fiziksel altyapı”, çekicilik açısından “hiç de olumlu bir mesaj vermiyor”.
Bordet ayrıca, “Eğer devlet binaların ve altyapının yenilenmesine yatırım yapılsaydı, başka ülkelerden daha fazla öğrenci çekebileceğimize biraz daha inanırdım” diye ekledi.
Fransa’nın uluslararası öğrenci kabul etme konusundaki çekiciliğinin azaldığı bir ortamda, Cour des comptes’un (Sayıştay) 2025 tarihli raporuna göre Fransa, 1980 ile 2022 yılları arasında uluslararası öğrenci kabul eden ülkeler sıralamasında ikinci sıradan yedinci sıraya geriledi.
Le Mans Üniversitesi, “Bu kararnamenin kabul edilmesi, daha erişilebilir olan rakip yükseköğretim sistemlerinin lehine bu gerilemeyi daha da hızlandıracaktır” görüşünde.
Grenoble-Alpes Üniversitesi Başkanı Yassine Lakhnech’e göre ise öncelikle “kararnamenin yaratabileceği dışlanma risklerine yanıt verilmesi” gerekiyor.
Hükümetin kararnameyi uygulamayı bir yıl erteleyeceğini açıklayan Grenoble-Alpes Üniversitesi Başkanı, farklılaştırılmış öğrenim ücretlerinden elde edilecek gelirleri kullanarak “bu öğrencilerin akademik başarılarını ve kapsayıcılığını geliştirmek” amacıyla “yeniden dağıtım esasına dayalı” bir sistem oluşturmayı düşünüyor.
Muafiyet kriterleri nasıl belirlenecek?
Ancak Lakhnech, bunun “iddialı bir sistem” olduğunu ve yaz döneminde uygulanmasının mümkün olmadığını belirtiyor.
Grenoble-Alpes Üniversitesi Başkanı, öğrencilerin menşe ülkelerine göre değerlendirilmesi gereken çok çeşitli başvuru dosyaları karşısında personelin eğitilmesi gerektiğini hatırlatıyor:
“Kriterler ve istikrarlı, sağlam bir prosedür oluşturmak gerekiyor; aksi takdirde keyfî uygulamalara düşeceğiz.”
Başkan ayrıca şu soruları yöneltiyor:
“Öğrencilerden hangi belgeleri talep edeceğiz? Daha sonra, bu belgeler 160 farklı milletten geldiğinde bunları nasıl değerlendireceğiz?”
Ona göre, öğrencilerin engellilik durumu gibi diğer sosyal kriterlerin de belirlenmesi ve dikkate alınması gerekiyor.
SNESUP-FSU da kararnamenin yayımlanmasından bu yana karara güçlü bir şekilde karşı çıkıyor.
Sendikanın genel sekreteri Emmanuel de Lescure, özellikle “muafiyet talebinde bulunan öğrencilerin ebeveynlerinin sosyal durumunu mümkün olduğunca objektif bir şekilde nasıl değerlendireceğimizi” sorguluyor. Özellikle bazı yabancı ülkelerde bu konuda yeterli verinin bulunmadığına dikkat çekiyor.
Hizmet birimlerinde iş yükünün artması bekleniyor
Yabancı öğrencilerin farklılaştırılmış öğrenim ücretlerinden etkilenen oranının mevcut durumda yaklaşık %10’dan yeni akademik yılda %70’e çıkarılması, muafiyet taleplerini inceleyen komisyonlar ve ilgili idari hizmet birimleri açısından da doğal olarak iş yükünün artmasına yol açacak.
Hükümetin kararnamesini uygulamamak üzere mayıs ayının sonunda bir karar alan Lille Üniversitesi’nde, üniversite başkanı Régis Bordet, ekiplerin “bu uygulamayı hayata geçirecek maddi ve operasyonel kapasiteye sahip olmadığını” açıklamıştı.
Anne Fraïsse ise “Şimdiye kadar incelememiz gereken dosya sayısı çok azdı” diyor. Ancak kararnameyle birlikte “tüm başvuruları değerlendiremeyeceklerinden” endişe ediyor.
Üstelik Fraïsse, “geri ödeme sisteminin” uygulanmasının da “karmaşık” olacağını belirtiyor.
Örnek olarak, çok sayıda yabancı öğrencinin, muafiyet başvurularının değerlendirilmesi için dosyaları henüz incelenmeden önce öğrenim ücretlerini ödemek zorunda kalmaları nedeniyle Fransa’ya gelemeyebileceğinden endişe ediyor.